MEVLİD-İ ŞERİF DERSİ

Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Risale-i Nur
Risale-i Nur Dersleri, Bediüzzaman Said Nursi, Nura Sadakat

Zındıka Ehli Anlasın ki; Kur’anın Elmas Kılıncıyla Onların Belini Kırmışım, Onlara Karşı Galibim.

ÜÇÜNCÜ NOKTA: Ehl-i siyaset çoktan beri anlamışlar ki ben siyasetle alâkadar değilim. Değil şimdi, hattâ oniki seneye yakındır ki “Eûzü billahi mineşşeytani vessiyase” deyip siyaseti her cihetçe atmışım. Hiçbir ehl-i siyaset, hiçbir hükûmet benim meşgul olduğum sırf hakaik-i imaniyeye karşı ilişmeye hiçbir kanunları muvafakat etmiyor.

Yirmisekizinci Mektubun 4. Mes’elesinin neşredilmeyen 3. Noktasıdır:


ÜÇÜNCÜ NOKTA: Ehl-i siyaset çoktan beri anlamışlar ki ben siyasetle alâkadar değilim. Değil şimdi, hattâ oniki seneye yakındır ki “Eûzü billahi mineşşeytani vessiyase” deyip siyaseti her cihetçe atmışım. Hiçbir ehl-i siyaset, hiçbir hükûmet benim meşgul olduğum sırf hakaik-i imaniyeye karşı ilişmeye hiçbir kanunları muvafakat etmiyor. Demek beni sıkan ve sıkıştıran ve yedi senedir müdhiş bir esarette beni durduran, zındıka ile telezzüz edenlerdir. Evet zındıka ehli anlasın ki; Kur’anın elmas kılıncıyla onların belini kırmışım, onlara karşı galibim. Yalnız hükûmet bize karışmasın; ben tek başımla Kur’an-ı Hakîm’in himmetiyle, bu havalideki zındıklara meydan okuyabilirim. Fakat maatteessüf desise-i şeytaniye ile bazı memurları elde ediyorlar, o perde altında bana hücum ediyorlar. İşte beni mağlub eden bu haldir.


Garaibdendir ki, hem acınacak hem çok teessüf edilecek bir mes’ele: Bir zât ehl-i ilim iken bize karşı muaveneti ve bize hücum edenlere karşı müdafaası vazife-i diniyesi iken; tama’ yüzünden ve vehim ve korkaklık sebebiyle, sonra evlâda şefkati (fakat meş’um bir şefkati) cihetiyle bana karşı zındıkanın hücumunu teshil etti. Belki bilmeyerek nüfuzumu kırmak perdesi altında, Sözler namındaki envâr-ı Kur’aniyenin kıymetini düşürtmek ve muhtaçları o Nurlardan soğutmak hizmetinde bilerek veya bilmeyerek âlet oldu. Ve zındıkanın propagandasını yapan ve bu defaki gibi tecavüzü ihzar eden veledine (oğluna) o meş’um şefkat ile yardım ediyor. Çok defa müracaatla beraber imamlık vesikamı tasdik etmedi. Geçen sene bana hususî câmiimde namazımı ta’til ettiren yine bunlar imiş ve bunun vehmi sebebiyet vermiştir.

Altı senedir sabrettim. Sana birşey demedim. Artık yeter. Bir-iki kelime senin menfaatın için söyleyeceğim.

Efendi! Eğer sen vehim yüzünden korkup böyle yapıyorsan, o korku pek ehemmiyetsizdir. Asıl şimdi kork ki, gayet dehşetli bir hataya düştün. Müdhiş bir korku sana müteveccihtir. Eğer hubb-u câh yüzünden böyle yapıyorsan, ehl-i iman nazarında bundan sonra bu vak’aları işitenler sana karşı ne düşünecekler düşün, aklını başına al. O tama’ ve vehim ve şefkat yüzünden ne kadar zayi’ ettiğini anla. Tövbenin kapısı açıktır. Zararın neresinden dönülse kârdır.

Said Nursî

 

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Lazgin dedi ki:

    Selamün aleyküm abilerim
    Neşredilmeyen 3. Nokta demişsiniz lakin birkaç yayınevine baktım 3. Nokta mevcut .
    Üçüncü Nokta: Sual:
    Madem Kur’an-ı Hakîm’in feyziyle ve nuruyla en mütemerrid ve müteannid dinsizleri ıslah ve irşad etmeye Kur’anın himmetine güveniyorsun.
    Hem bilfiil de yapıyorsun.
    Neden senin yakınında bulunan bu mütecavizleri çağırıp irşad etmiyorsun?
    Elcevab:
    Usûl-ü şeriatın kaide-i mühimmesindendir:
    ﺍَﻟﺮَّﺍﺿِﻰ ﺑِﺎﻟﻀَّﺮَﺭِ ﻟﺎَ ﻳُﻨْﻈَﺮُ ﻟَﻪُ

    Yani: “Bilerek zarara razı olana şefkat edip lehinde bakılmaz.” İşte ben çendan Kur’an-ı Hakîm’in kuvvetine istinaden dava ediyorum ki: “Çok alçak olmamak ve yılan gibi dalalet zehirini serpmekle telezzüz etmemek şartıyla, en mütemerrid bir dinsizi, birkaç saat zarfında ikna etmezsem de, ilzam etmeye hazırım.” Fakat nihayet derecede alçaklığa düşmüş bir vicdan ki, bilerek dinini dünyaya satar ve bilerek hakikat elmaslarını pis, muzır şişe parçalarına mübadele eder derecede münafıklığa girmiş insan suretindeki yılanlara hakaiki söylemek; hakaike karşı bir hürmetsizliktir.
    ﻛَﺘَﻌْﻠِﻴﻖِ ﺍﻟﺪُّﺭَﺭِ ﻓِﻰ ﺍَﻋْﻨَﺎﻕِ ﺍﻟْﺒَﻘَﺮِ

    darb-ı meseli gibi oluyor.
    Çünki bu işleri yapanlar, kaç defa hakikatı Risale-i Nur’dan işittiler.
    Ve bilerek, hakikatları zındıka dalaletlerine karşı çürütmek istiyorlar.
    Böyleler, yılan gibi zehirden lezzet alıyorlar.

    (Yirmisekizinci Mektub/4.Risale olan 4.Mes’ele/3.Nokta)
    MektubatRNK –

    Acaba bu kısım başka bir yere ait olabilir mi sehven yazılmış olabilir mi?

    1. nurasadakat dedi ki:

      Selamun Alekum Sevgili Kardeşimiz,
      Bizdeki kaynakta öyle yazıyor muhtemelen bir sehiv var, mektup başka bir kısma ait gözüküyor. Barla (196) daki mevzuya benzer bir mektup.
      Neticede üstadımıza ait olması hasebiyle kıymetli olan mektubu yerini tayin etmeden neşrine devam edeceğiz dikkatiniz ve ikazınız için Rabbim ebeden razı olsun selam ve dua ile

BİR YORUM YAZ