MEVLİD-İ ŞERİF DERSİ

Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Risale-i Nur
Risale-i Nur Dersleri, Bediüzzaman Said Nursi, Nura Sadakat

Dua Adabı Nedir? Duanın Kabulü İçin Nasıl Dua Etmeliyiz?

  • 20 Nisan 2018
  • 0 YORUM
  • 351 KEZ OKUNDU

Mü’minin mü’mine en iyi duasının nasıl olması gerektiği tarif edilirken bizlere de dua adabı şöylece ders verilir:

Birinci Sualiniz: Mü’minin mü’mine en iyi duası nasıl olmalıdır?

Elcevab: –Esbab-ı kabul dairesinde olmalıÇünki bazı şerait dâhilinde dua makbul olur. Şerait-i kabulün içtimaı nisbetinde makbuliyeti ziyadeleşir. 

Ezcümle: 

Dua edileceği vakit, istiğfar ile manevî temizlenmeli

sonra makbul bir dua olan salavat-ı şerifeyi şefaatçı gibi zikretmeli ve 

-âhirde yine salavat getirmeli. Çünki iki makbul duanın ortasında bir dua makbul olur. 

-Hem  بِظَهْرِ الْغَيْبِ  yani “gıyaben ona dua etmek“; 

-hem hadîste ve Kur’anda gelen me’sur dualarla dua etmek. Meselâ:

اَللّهُمَّ اِنِّى اَسْئَلُكَ الْعَفْوَ وَ الْعَافِيَةَ لِى وَ لَهُ فِى الدِّينِ وَ الدُّنْيَا وَ اْلآخِرَةِ

رَبَّنَا آتِنَا فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى اْلآخِرَةِ حَسَنَةً وَ قِنَا عَذَابَ النَّارِ

gibi câmi’ dualarla dua etmek; 

-hem hulûs ve huşu’ ve huzur-u kalb ile dua etmek;

– hem namazın sonunda, bilhâssa sabah namazından sonra; 

-hem mevâki’-i mübarekede, hususan mescidlerde

-hem Cum’ada, hususan saat-ı icabede

-hem şuhur-u selâsede, hususan leyali-i meşhurede

-hem ramazanda, hususan leyle-i kadirde dua etmek kabule karin olması rahmet-i İlahiyeden kaviyyen me’muldür. O makbul duanın ya aynen dünyada eseri görünür veyahut dua olunanın âhiretine ve hayat-ı ebediyesi cihetinde makbul olur. Demek aynı maksad yerine gelmezse, dua kabul olmadı denilmez; belki daha iyi bir surette kabul edilmiş denilir. Mektubat 279

Dua bir ibadettir. İbadetin semeresi ahirette görünür

İ’lem Eyyühel-Aziz! Bazı dualar icabete iktiran etmez, diye iddiada bulunma. Çünki dua bir ibadettir. İbadetin semeresi âhirette görünür. Dünyevî maksadlar ise, namaz vakitleri gibi, dualar ibadeti için birer vakittirler. Duaların semeresi değillerdir. Meselâ: Şemsin tutulması küsuf namazına, yağmursuzluk yağmur namazına birer vakittir.

         Ve keza zalimlerin tasallutu ve belaların nüzulü, bazı hususî dualara vakittirBu vakitler bâki kaldıkça, o namazlar, o dualar yapılır. Eğer bu vakitlerde dünyevî maksadlar hasıl olursa, zâten nurun alâ nur. Ve illâ, icabet duaya iktiran etmedi, diyemezsin. Ancak, henüz vakit inkıza etmemiş, duaya devam lâzımdır, diyebilirsin. Çünki o maksadlar duaların mukaddemesidir, neticesi değillerdir. Cenab-ı Hakk’ın duaların icabetine va’detmesi ise, icabet ayn-ı kabul değildir. Yani, icabet kabulü istilzam etmez. Duaya her halde cevab verilir. Cevabsız bırakılmaz. Matluba olan is’af ise, Mücîbin hikmetine tâbidir. Meselâ: Doktoru çağırdığın zaman, herhalde: “Ne istersin” diye cevab verir. Fakat: “Bu yemeği veya bu ilâcı bana ver” dediğin vakit, bazan verir, bazan hastalığına, mizacına mülayim olmadığından vermez. 

Adem-i kabul esbabından biri deduayı ibadet kasdıyla yapmayıp, matlubun tahsiline tahsis ettiğinden aks-ül amel olurO dua ibadetinde ihlas kırılır, makbul olmaz. Mesnevi-i Nuriye 225 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ