Mevlana Halid’in Cübbesi

Mevlana Halid’in Cübbesi

        SUAL:Üstad Hazretlerinin Mevlana Halid-i Bağdadi’den devraldığı cübbeyi, kendinden sonra gelecek bir zatı tarif edip ona bıraktığını ve bu zatın “sonra gelecek zat” olduğunun anlaşılmasına bir alamet olduğunu güvendiğim çok zatlardan işitmişim.Bazılar bunun F.G de olduğunu söylerken başkalarda bu cübbenin Abdulkadir Badıllı abide olduğunu söylemektedirler. Bu müşkilin hallini istiyoruz.?

         EL CEVAP: Muhterem Kardaşımız ;
        Üstadımız Bediüzzaman Hazretleri vefatından önce takriben 1950’li yıllarda mezkür cübbesi de dahil daha başka bazı eşyalarını Urfa’ya göndermiş, kendisinin de bilahare geleceğini bildirmiştir. Hem bildiğiniz gibi Urfa’da Hakk’ın Rahmetine kavuşmuştur. Bahsi geçen cübbe ise şimdi Urfada üstadımızın talebelerindenAbdülkadir Badıllı ağabeyin yed’indebulunmaktadır. Kastamonu Lahikasında bu mevzu şu şekilde izah edilmektedir:

        Saniyen: O zamanda büyük âlimler, bana karşı üstadlık vaziyeti değil, ya rakip veyahut teslimiyet derecesine girdikleri için bana cübbe giydirecek ve üstadlık vaziyetini alacak kendilerine güvenenler bulunmadı. Ve evliya-yı azimeden dört beş zâtın vefat etmeleri cihetiyle, elli altı senedir icazetin zahir alâmeti olan cübbeyi giymek ve bir üstadın elini öpmek, üstadlığını kabul etmek hakkımı bugünlerde, yüz senelik bir mesafede Hazret-i Mevlânâ Zülcenâheyn Hâlid Ziyâeddin kendi cübbesini, o cübbeye sarılan bir sarıkla, pek garip bir tarzda bana giydirmek için gönderdiğini bazı emarelerle bana kanaat geldi. Ben de o mübarek ve yüz yaşında cübbeyi giyiyorum. Cenab-ı Hakk’a yüz binler şükrediyorum. (Haşiye)

        Haşiye: Bu mübarek emaneti Risale-i Nur talebelerinden ve ahiret hemşirelerimizden Âsiye namında bir muhterem hanımın eliyle aldım.”

Kastamonu Lahikası 96 p son Envar Neşriyat

ص